KARAVAN HAKKINDA HER ŞEY

1941

Merhaba dostlar, bu günkü konuğumuz Karavan dünyasında imalattan dizayna, teknik donanımdan belgelendirmeye kadar her soruya cevap bulabileceğiniz, benim de moderatörlüğünü yaptığım ‘KARAVAN HAKKINDA HERŞEY’ sayfasının kurucusu NEJAT ÜSTÜNER.

Sayın Üstüner’e Karavan hakkında her şeyi soracağım, Üstüner de sizler için cevaplayacak.

MURAT EMİR: Nereden çıktı bu karavan aşkı Nejat bey?

NEJAT ÜSTÜNER: Seksenli yılların başında devlet memuru iken o günün imkanları ile ancak çadırla bu tutkunuzu sürdürebilirdiniz. O yıllarda bu yurt tam bir cennet, insanlar daha saygın, plastik yok denecek kadar az (analar naylonları atmazlar tekrar tekrar kullanırdı, keza pet şişelerde öyle). Tatili belli kültür üstü insanlar yapardı. Samandağı’ndan itibaren, Arsuz, Yumurtalık, Kazanlı, Erdemli çamlığı, Susanoğlu, Boğsak, Ovacık, Aydıncık, Anamur, Gazipaşa, Alanya, Kemer, Çıralı, Adrasan, Olimpos, Finike, Kumluca, Kale, Kaş, Kalkan, Xantos, Patar’a köyiçi, Faralya, Kıdrak orman kampı, Datça-Aktur, Kargı, Mecidiye, Palamut, Marmaris Söğüt, Hisarönü, Bodrum -Kayakışlacık, Mazı, Güllük, Akbük, Didim, Kuşadası Davutlar, Kadınlar Plajı Ölmez Kamping, Gümüldür, Sığacık, Çeşme, Foça, Çandarlı, Dikili, Ayvalık, Körfez, Assos, Gelibolu, Saros, Gökçetepe, Erikli, İğneada, Yalıköy, Kıyıköy, Kişyos, Şile, Şile, Ağva, Kefken, Karasu, Akçakoca ve taaa Hopaya kadar olan uygun bölgeler deniz kıyısı olmak şartıyla konakladık... Sonrasında uzun yıllarımızı geçirdiğimiz Aktur’a gelen çekme ve yabancı Motokaravanlara ağzımızın suyu akarken içimize bu Karavan ateşi düştü...

MURAT EMİR: İlk karavan deneyiminizi paylaşır mısınız?

NEJAT ÜSTÜNER: İlk olarak 1986 model bir Wolkswagenden bozma şantiye konaklamasını düzenleyerek başladım, sıfır hizmet, sadece yatak büyük, bir bidon su, ikili ocak ve uzun tüp. Sonrasında 1995 Model Transporter Panelvan’ı İkitelli Organize’de Minibüs dönüşümü yapan Kastamonulu esnaf arkadaşlarla adı geçen aracı keserek iptidai bir barınak yaptım kendime.

MURAT EMİR: Sanırım sonrasında bir yurtdışı var…

NEJAT ÜSTÜNER: Evet, 2000’li yıllarda şartlar gereği Amerika’ya gittik ve birinci yılımda yine bir Van ve güzel bir çadır teşkilatı ile Kuzeydoğu’da gezmeye başladık ve harika bir altı yıllık kampçılık başladı. Her gittiğim (gezici ve kazançlı bir işim vardı) bölgede araç ve otel yerine motokaravanlar kiralamaya başladım. GMC, Ford türü son derece hoş araçlarla deneyimlerim oldu ve ülkeme döner dönmez kafamızda bir Motokaravan edinme fikri oluştu.

MURAT EMİR: Peki buradaki karavan macerası ve sonrası…

NEJAT ÜSTÜNER: Tabii dönüşte uzun süre şartlar bizi teslim aldı, tekrar öğretmenliğe dönüp sosyal haklarınızı almak istiyorsunuz. Emeklilik başlar başlamaz, eski bir idareci olunca arkadaşlarımız bizi hemen idareci yaptılar ve karavan ötelendi ta ki 2015 Mayıs’ına kadar. 2015’e bir 17 m3 Ducato alıp bir firmayla anlaştım, hayallerimiz beklentilerimiz oldukça yüksekti.

MURAT EMİR: Burada araya girmek istiyorum. Yüksekti derken sanki hüsrana uğramışsınız?

NEJAT ÜSTÜNER: Evet maalesef bu süreç hem benim için, hem de imalatçı için olumsuz bir dönemdi. Ve o ilk karavan bir hayli sıkıntılı idi. Dolphin Karavan İsa Türkmen’le peyder pey bir yılda aracı yeniden düzenledik ve bu sürede arkadaş olduk. Fikir alışverişi, ürün geliştirme konuşmaları derken benim teklifimle birlikte çalışmaya başladık...

MURAT EMİR: Peki bu ortak çalışma nasıl yürüdü verim aldınız mı?

NEJAT ÜSTÜNER: Elbette, bir kere her şeyden önce onun en büyük derdi zamana yetişemesek müşteri ilişkileri karavanının beklentilerine yetişemem idi. İlk başlarda ateşte düzeni araç içi şıklık, ince dokunuşlar, elektrik, su vs. değişikliklerle firmaya layık olduğu kaliteyi ve seviyeyi kazandırdık. Artık sektörde hatır sayılır bir isim olduk, halende öyleyiz.

MURAT EMİR: Sonuç olarak Ülkemizdeki Karavancılıkla ilgili söylemek istedikleriniz nedir?

NEJAT ÜSTÜNER: Ülkemizde karavancılık eskiden belli bir azınlığın tutkusuydu ve fena değildi, imalat ise pek iç açıcı olmamıştır. Belli üreticilerin tekelinde hem çekme ve hem de Motokaravan. Klasik derme çatma idi, ama son yıllarda bazı firmalarda güzel işler çıkmaya başladı. Araçlar ve iç dizaynlar, donanımlar bakımından istenirse Avrupai araçlar üretilebilir, tabi denetimle ve kanunlarla sınırlanması şart. Bu noktada Dernekler ve Federasyon çok daha fazla emek ve çalışma yapmak zorundalar. Kamp yerlerinden kampinglere, Akaryakıt istasyonlarından yol üstü duraklarına, Belediye tesislerinden diğer kurumların yerleşkelerine varana kadar birçok faaliyet alanı var. Diğer yanda kalite-fiyat, donanım-güvenlik, plan-proje gibi konular ise Allah’a emanet diyebilirim!

MURAT EMİR: Nejat Bey, isterseniz röportajımıza şimdilik bir ara verip, bir başka buluşmada daha farklı konularda sohbetimiz devam etsin, ne dersiniz?

NEJAT ÜSTÜNER: Tabi ki, büyük keyifle. Bu vesileyle bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyor, karavan hayali olan herkesin bu hayale kavuşmasını temenni ediyorum.

MURAT EMİR: Biz de teşekkür ediyoruz.

Kaynak : http://yenisehirim.com/yazar/muratemir.html.html

Yazarın Tüm Yazıları

KARAVAN HAKKINDA HER ŞEY

AFYON’DA NELER OLUYOR?

İNSANLAR NEDEN MUTSUZ?