YÜKSEK PROTEİNLİ DİYETLERİN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİSİ

351

Obezite küresel boyutta gün geçtikçe artan sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizdeki duruma bakıldığında ise Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) sonuçlarına göre obezite görülme sıklığının % 30.3 olduğu bulunmuştur. Obezite hızındaki bu artış beraberinde vücut ağırlığının azaltılması ve ağırlık artışının önlenmesi amacıyla çok sayıda diyet stratejisini de ortaya çıkarmıştır.  Bu diyetlerden en çok bilinenler Atkins Diyeti, Zone Diyeti ve Karatay Diyeti olarak da gördüğümüz yüksek proteinli düşük karbonhidratlı diyetlerdir. Bu diyetler birçok kişi tarafından zayıflamak için hayatlarının bir döneminde kullanılmaktadır. Ancak diyetin yüksek protein içermesinin uzun dönem etkilerine bakıldığında birçok sağlık riskini beraberinde getirdiği görülmektedir.

Yüksek proteinli diyetlerin kısa süreli etkilerine baktığımızda proteinler karbonhidratlara göre daha fazla tokluk sağladığı için doygunluğu arttırmaktadır. Bu diyeti uygulayan insanlarda ilk haftada 2-3 kg ağırlık kaybı görülebilmektedir. Ancak yapılan çalışmalar sonucunda kaybedilen bu ağırlığın vücut yağından ziyade vücut suyu olduğu görülmüştür. Uzun dönem etkilerine bakıldığında karbonhidrat, protein ve yağı dengeli olan diyetlere göre aralarında bir fark görülmemiştir.

Yüksek proteinli diyetlerdeki protein miktarı günlük olarak tüketilmesi önerilen protein miktarından daha fazladır. Bu miktar birçok sağlık riskini de beraberinde getirebilir. Bu diyetlerde tam tahıl ürünleri, meyveler ve sebzeler gibi karbonhidrat içeriğine sahip olan besinler kısıtlandığından dolayı vücut için gerekli olan bazı vitaminlerin, minerallerin ve posanın yetersizliği oluşmaktadır. Posa yetersizliği durumunda kabızlık görülmekte bu durumda ağız kokusuna neden olmaktadır. Glikojen depolarının yetersizliğinden dolayı yorgunluk ve halsizlik oluşmaktadır. Yüksek proteinli diyetlerin içeriğini daha çok hayvansal kaynaklı besinler oluşturmaktadır. Bu besinlerin doymuş yağ asit içeriği yüksektir, bunun sonucu olarak kandaki kolesterol ve yağ seviyesi yükselmektedir. Kalp hastalıklarına yakalanma riski artmaktadır. Hayvansal kaynaklı besinlerde sodyum miktarı fazla olduğu için kan basıncının yükselmesine neden olabilir. Yüksek protein alımı böbrek hasarına neden olabilmektedir. Ayrıca yüksek protein alımı ile böbrek taşı oluşumu arasında ilişki olduğu bilinmektedir.  Artan protein alımı kalsiyum dengesini negatif bir şekilde etkileyerek kemik kaybına neden olmaktadır. Yapılan bazı çalışmalarda yüksek miktarda kırmızı et ve işlenmiş et tüketimi ile kanser arasında ilişki olduğu bulunmuştur.

Yüksek proteinli diyetler bireyler için önerilen vitamin, mineral ve posa gereksinmelerini karşılayamamaktadır. Zayıflamak için uygulanan bu diyetlerin uzun dönemde sağlığa birçok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Karbonhidrat, protein ve yağın dengeli bir şekilde alındığı beslenme planı ile fiziksel aktivitelerin eşlik ettiği yaşam tarzı ağırlık kaybında en etkili ve en sağlıklı olan yoldur.

Diyetisyen Tuğba TUNA

 

Kaynak : http://yenisehirim.com/yazar/tugbatuna.html.html

Yazarın Tüm Yazıları

YÜKSEK PROTEİNLİ DİYETLERİN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİSİ

İNSÜLİN DİRENCİ VE BESLENME

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİNİN FAYDALARI VE DİYETTEKİ KAYNAKLARI

RAMAZAN’DA NASIL BESLENİLMELİ?

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN DOST OLAN PROBİYOTİK BAKTERİLER

Karbonhidratlardan Uzak Durmak Ne Kadar Doğru?

YO-YO DİYETİ