ZİRAAT ODASI BAŞKANI SADİ AKTAŞ İLE TARIM ÜZERİNE

ZİRAAT ODASI BAŞKANI SADİ AKTAŞ İLE TARIM ÜZERİNE

Yenişehir Gündem Gazetesi stajyer muhabiri Fatma Nur Durmuş, Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş ile bir röportaj gerçekleştirdi. Sadi Aktaş, Yenişehir’deki tarım sektörünü ve Yenişehir’in tarımda Türkiye’deki yerini değerlendirdi.

İŞTE O RÖPORTAJ…

- Fatma Nur Durmuş: Öncelikle kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Sadi Aktaş kimdir?

- Sadi Aktaş: 1963 yılında Yenişehir’in Yolören köyünde doğdum. Çiftçilikle uğraşıyorum. Yolören’de 20 yıllık muhtarlık yapıyorum. Aynı zamanda da 9 yıldır Yenişehir Ziraat Odası Başkanlığını yürütmekteyim. Eskişehir Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu üyeliğim devam etmektedir.

- Fatma Nur Durmuş: Sayın Aktaş, Ziraat Odası kaç yılında kurulmuştur ve kuruluş amacını kısaca anlatır mısınız?

- Sadi Aktaş: 1963 yılında Türkiye genelinde kurulmuştur. Amacı çiftçinin örgütü olarak da tanımlanmıştır. Bugüne kadar çiftçinin ana temel sorunlarını Bakanlık bazında hükümet bazında gündeme getirdi, getirmeye devam ediyor. Çiftçilerimizin Bağ - kur emekliliklerini de devam ettiriyoruz.

- Fatma Nur Durmuş: Ziraat Odası Yenişehir şubesinin kayıtlı kaç üyesi bulunmaktadır?

- Sadi Aktaş: Aktif olarak kayıtlı 4500 üyemiz var. Ama normalde aktif olmayanlarla birlikte 14.500 üyeye sahibiz.

- Fatma Nur Durmuş: Ziraat Odasına kimler üye olabiliyor? Odaya üye olanlar aidat ödüyor mu?

- Sadi Aktaş: Tarımla uğraşan herkes buraya üye olabilir. Buraya üye olduğu zaman Bağ- Kur’lu olur. Aynı zaman da devletten tarımsal ve hayvansal destek alır. Arıcı, balıkçı, tavukçu, tarımla uğraşan tarlayı süren eken biçen herkes bize üye olabilir.

- Fatma Nur Durmuş: ÇKS nedir, ne işe yarar? Çiftçiye faydaları nelerdir?

- Sadi Aktaş: Çiftçi Kayıt Sistemi(ÇKS), Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından oluşturulan çiftçilerin kayıt altına alındığı tarımsal veri tabanıdır. ÇKS, tarımsal desteklemelerin izlenebilir, denetlenebilir, raporlanabilir ve sorgulana bilirliğinin sağlanmasını; doğru ve sağlıklı değerlendirilmelerin yapılabilmesi için çiftçi bilgilerinin merkezi bir veri tabanında toplanmasını zorunlu kılan bir kayıt sistemidir.

- Fatma Nur Durmuş: Tarımda yaşanan genel anlamda sıkıntılar nedir?

- Sadi Aktaş: Tarımın günümüzde en büyük sıkıntılarından bir tanesi mazot, gübre, ilaç gibi çiftçimizin en fazla kullandığı malzemelerin fiyatlarının yüksek olması.

- Fatma Nur Durmuş: Yenişehir’de hangi ürünler yetişiyor ve yetiştirilen bu ürünler Türkiye’de üretilen ürünlerin kaçta kaçıdır?

- Sadi Aktaş: Bezelye, taze fasulye, biber gibi sebzeler yetişmektedir. Bezelyede %35’ini, taze fasulyede %40’ını ve biberde Türkiye’nin %70’ini karşılamaktayız. Yaklaşık 3 aylık bir dönemde 81 milyon nüfusumuzu, 40 milyon turistimizi, Avrupa pazarını ve ülkemizde bulunan

mültecilerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

- Fatma Nur Durmuş: Tarımın Yenişehir’deki önemi ve stratejik konumu nedir?

- Sadi Aktaş: Yenişehir’deki tarım arazilerinde tarım olmazsa olmaz. Öyle bir ilçedeyiz ki, Dünya’da eşi benzeri çok az rastlanan yapıya sahibiz. Havası, suyu, topraklarının verimliliği… Çerezlik ay çekirdeği yaklaşık 50bin dönüm civarında ekilmektedir. Biber değimiz zaman 25-30 bin dönümlerdedir. Biberde 65-75 bin ton üretimimiz var. Yani Yenişehir’de tarım olmazsa olmaz.

- Fatma Nur Durmuş: Yenişehir’deki tarım sektörünü ve fiyatları nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Sadi Aktaş: İlçede, tarım sektöründeki bütün sebzelerin fiyatları ne belediye tarafından ne de ziraat odası tarafından öyle bir bilgilendirme bu güne kadar hiç oluşmamıştır. Ama sıkıntılar var tabi. Buradaki tüccarların belirlediği fiyata göre çiftçi malını veriyor. Ama mağdur oluyor. Biberin daha birinci elini toplarken birden yükleniyorlar ve fazla topladıkları zaman fiyatlar aşağı düşmektedir. Bununla alakalıda çiftçimiz bilinçsizdir. Birden toplamayın, yoğunluk sağlamayın dediğimiz halde yıllardır devam ediyorlar. 3 Türk lirasından başlayan biber fiyatları 2 Türk lirasının altına düşmüştür bugün itibarı ile.

- Fatma Nur DURMUŞ: Üreticilerimiz bugünkü ortamda kazanamıyor. Olaylara yerelde nasıl bakıyorsunuz?

- Sadi Aktaş: Ülkemizde bizim çiftçimiz haricinde tüm ülke çiftçilerinin ektiği ürünlerden para kazanmadığı doğrudur. Tarımsal girdilerin yüksek olduğundan dolayı vatandaş ürettiğini değerli satamadığı zaman borçlarını ödeyemez masraflarını karşılayamaz hale geliyor. Ülkemizde tarımdan elini çeken çok fazla çiftçi sayısı var. 22 milyon tarımla uğraşan çiftçi sayısı şuan 13 milyonlara düştü. Bu demektir ki arkadan gelen yeni nesil tarımdan elini ayağını çekiyor. Nedeni ise para kazanmadığı zaman işletmelerini bırakıyor, kendine asgari ücretli bir iş bulup çalışıyor. Haklılık tarafları tabii ki de vardır. Asgari ücretle çalışmasının nedeni kendi sosyal güvencesi olan sağlık sigortasının ödenmesi ve sağlıktan yararlanabilmesidir.

- Fatma Nur Durmuş: İlçemiz genelinde ekili tarım alanı ortalama ne kadardır? Bu arazilerin ne kadarı sulanabilir?

- Sadi Aktaş: Yenişehir’de 520 bin dönüm civarı ekilebilir tarım arazisi var. Sulanabilir arazi ise barajlarla, YAS (Yer Altı Sulama) sulamayla ve göletlerle birlikte 220 bin dönüm civarındadır. Aynı zamanda da ÇKS’ye kayıtlı olan arazilerimiz de 300 bin dönümdür. Yaklaşık 220 bin dönüm civarında ekilen bu araziler kayıt dışıdır. Mirasa takılmıştır, sisteme dahil edilmemektedir.

- Fatma Nur Durmuş: YAS sulaması nedir?

- Sadi Aktaş: YAS sulaması; yer altından pompalarla suyu çıkartıp depoya basar. Depolardan da araziye dağıtım yapılan yere yas sulaması denir. Boğazköy barajından gelen suda kapalı sistemdir. Cazibeli sulamadır. Yani kendi basıncıyla çalışan bir sistemdir.

- Fatma Nur Durmuş: Yenişehir İlçesi’nde belirli su hatlarında yaşanan sıkıntıların sebebi nedir?

- Sadi Aktaş: Ben aynı zaman da sulama birliğinin Yenişehir’de kurucu başkanıyım. Yıllar evvel kurduk. Yaklaşık birbuçuk yıldır bakanlar kurulunun almış olduğu kararlarla sulama birlikleri yönetimleri Devlet Su İşleri’ne devredildi. DSİ’den görevlendirilen müdür tarafından yönetiliyor. Sulama birlikleri bizce yanlış yapılmıştır. Toprağı işleyen insanlar sulamanın derdini sorununu onlar bilir. Suyun yönetimini onlar yönetmesi gerekir. Bazı bölgelerde sıkıntı yaşanmış ve sıkıntı olmayan bölgelerde bundan zarar görmüştür.

- Fatma Nur Durmuş: Son olarak Yenişehir çiftçisine neler söylemek istersiniz?

- Sadi Aktaş: Yenişehir çiftçimize her zaman söylediğimiz gibi bu güzelim topraklarda yetiştirdikleri ürünler, alın terleri, risk alarak her gün 30-35 derece sıcaklığın üzerinde tarladaki mahsul çiçek döker, aşırı yağmur yağar, mantar yapar, dolu yağar, kırağı yağar zarar görür buna rağmen bu topraklarda üretime devam eder. Bilinçli üretim yapılmasını çiftçilerimize öneriyorum. Tarım işçilerin maliyetleri çok yüksek. Fazla ürün ekmek demek, fazla para kazanmak demek değildir. Bizim bölgemizde yetişen sebzeler örneğin, Kayseri’ye Afyon’a Eskişehir’e ve benzeri şehirlere gidiyordu. Günümüzde ülkemizde yapılan baraj ve göletlerin sayısı arttığından dolayı şimdi o bölgelerde biz de yetişen ürünlerde yetişmekte, dolayısıyla bizim pazarımız daralmış durumdadır. Üretimimizi çoğaltmaya gerek yok. Tam tersi, azaltarak az ürünle, az masrafla çok para kazanılabilir. Bu vesileyle tüm çiftçilerimize saygılarımı sunuyor, bol bereketli bir sezon diliyorum.

- Fatma Nur Durmuş: Sayın Başkanım, güzel bir röportaj oldu. Değerli vaktinizi ayırarak sorularımı yanıtladığınız için size tekrar teşekkür ediyorum.

- Sadi Aktaş: Ben de size ve bana bu fırsatı veren Yenişehir Gündem Gazetesi’ne teşekkür ediyorum.

 

REKLAM

Kaynak : http://yenisehirim.com/ziraat-odasi-baskani-sadi-aktas-ile-tarim-uzerine.html.html

Yorumlar

    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş gibi görünüyor.

    İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz